HPV Tedavisi Nedir?
HPV (İnsan papilloma virüsü), genellikle ciltte ve mukoza zarında(ağız içi, penis ucu, vajina, anüs ve rahim) siğillere ve kansere neden olabilen bulaşıcı viral bir enfeksiyondur. Kadınların %80’i yaşamlarının bir noktasında en az bir HPV türüne maruz kalır ancak genellikle belirti göstermediği için fark edilmez. Zira her HPV riskli değildir. HPV 16 kanser açısından riskli bir türdür. HPV 16 ve HPV 18 türü rahim ağzı kanserine sebep olurken, HPV 6 ve HPV 11 genital organlarda siğillere sebep olur. HPV siğilleri daha çok el, ayak, ağız, boğaz ve genital bölgeyi etkileyen ve ilgili bölgelerinde görülür.
HPV virüsünün en yaygın belirtisi özellikle genital bölge başta olmak üzere, el, ayak, ağız, boğazda ortaya çıkan siğillerdir denebilir.
HPV’nin en sık bulaşma yolu cinsel temastır. HPV virüsü insan cildinde canlı olarak bulunabildiğinden doğrudan cilt teması ile de bulaşabilmektedir. Nadiren de olsa hamam, umumi tuvaletler, genital organa temas etmiş eşya ve giysilerin ortak kullanımları da bulaşa neden olabilmektedir.
Hatta küçük çocuk ve bebeklerde görülen genital HPV enfeksiyonunda en sık etken bakım veren ebeveynlerin elleri yoluyla oluşan virüs bulaşıdır. Diğer bir bulaşma yolu da gebelik sürecinde annede aktif genital HPV enfeksiyonu bulunmasıdır. HPV pozitif olan annelerin normal doğum gerçekleştirmesi, bebeğin ses tellerinde siğil oluşumuna neden olabilmektedir. Bu nedenle aktif genital HPV enfeksiyonu olan gebelerde sezaryen ile doğum tercih edilebilir.
Yapılan çalışmalarda genç kadınlarda HPV görülme sıklığı yaklaşık %20 civarındadır. Yani ülkemizde yaklaşık her 5 kadından birinde HPV virüsü vardır. HPV ile karşılaştıktan sonra genital siğil gelişmesi genel olarak 3 hafta ile 8 ay arasındadır. Ancak siğil veya rahim ağzı hastalığı geliştirmeden önce bazı kişilerde HPV yıllarca sessiz kalabilir. Bu yüzden hastalığın ne zaman veya kimden bulaştığını bilmek mümkün olmayabilir.
HPV ile enfekte olunduğunda görülen en yaygın belirtiler genital bölge başta olmak üzere ağız ve boğazda siğil, anormal hücre büyümeleri ve yaralar oluşmasıdır. Genital bölgedeki siğiller, küçükten büyüğe değişken boyutlarda olabilir, görünüşleri ise karnabaharı andırabilir. Siğiller ellerde ve parmaklarda kabarık şişlikler halinde, topuklarda veya ayak parmak uçlarında ise sert ve pürüzlü siğiller halinde görünebilirler. Ayrıca hpv enfeksiyonu servikste değişikliğe neden olabileceği için pap smear testinde bu değişikliklerde gözlenebilir.
Ayrıca rahim ağzı kanserinin en yaygın nedeni HPV olduğu için, bu kanserin varlığı da HPV’e de işaret edebilir.
HPV enfeksiyonu sonrası hiçbir müdahale gerektirmeden 1 yıl içerisinde yüzde 80 hastada, 2 yıl içerisinde de yüzde 90 hastada enfeksiyon ortadan kalkmaktadır. Bu hastaların yüzde 8-9’unda enfeksiyon 2 yıldan uzun süre sebat etmektedir ve tüm hastaların yüzde 1’inden azında yıllar içerisinde invaziv rahim ağzı kanseri oluşmaktadır. HPV enfeksiyonundan rahim ağzı kanserine kadar geçen süre genellikle on yıllarla ifade edilir. Ancak çok nadir durumlarda daha kısa sürede de kanser gelişme ihtimali bulunmaktadır.
HPV enfeksiyonunun kendiliğinden gerilemesini engelleyen ve yayılımına neden olan faktörler şunlardır:
HPV, bu virüsü taşıyan biriyle gerçekleşecek olan cinsel temas yoluyla kolayca bulaşabilir. HPV virüsünün en yaygın bulaş yolu vajinal veya anal olarak gerçekleşen cinsel ilişki olsa da, birliktelik sırasında ten tene temas yoluyla da bulaşabilmektedir. HPV virüsünden korunmak için öncelikle cinsel olarak çok partnerli ilişkiler yaşamamak, cinsel ilişki sırasında korunmak ve HPV aşısı olmak önemlidir.
Bunlarla birlikte HPV aşısından korunmak için şu adımlar uygulanabilir:
Herhangi bir belirti (ağrı, akıntı, düzensizlik) olmasa dahi, yılda bir kez rutin jinekolojik muayene ve ultrason kontrolü önerilir. Ayrıca, cinsel aktif kadınlarda rahim ağzı kanseri taraması için Smear testi ve gerekirse HPV testi bu kontrollerin en hayati parçasıdır.
Gebelik planladığınızda, korunmayı bırakmadan en az 3 ay önce muayene olmanız idealdir. Bu süreçte genel sağlık durumunuz kontrol edilir ve bebeğin sinir sistemi gelişimi (nöral tüp defektlerini önlemek) için Folik Asit takviyesine başlanır.
Hayır. Şeffaf, kokusuz ve esnek akıntılar (özellikle yumurtlama döneminde) tamamen doğaldır. Ancak akıntı kötü kokulu, kaşıntılı, peynir kesiği kıvamında veya sarı/yeşil renkli ise mutlaka tedavi edilmesi gereken bir enfeksiyon (mantar, bakteriyel vajinozis vb.) söz konusudur.
Tıbbi olarak, bir kadının kesintisiz 12 ay boyunca adet görmemesi menopoz olarak tanımlanır. Bu süreçten önce sıcak basmaları, uyku düzensizlikleri ve adet döngüsünde kısalmalar görülebilir. Menopoz sonrası yaşanan her türlü vajinal kanama, miktarı ne olursa olsun “anormal” kabul edilir ve vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
Kadınların üreme ve doğum organlarını ilgilendiren hastalıklara kadın hastalıkları adı verilmektedir. Jinekoloji olarak da bilinen kadın hastalıklarında yumurtalık, rahim, idrar torbası, genital bölge sorunları tedavi edilir. Kadınlarda en çok adet düzensizlikleri, vajinal akıntılar, yumurtalık kistleri, çikolata kistleri, miyomlar, rahim veya rahim ağzı kanseri, kısırlık (infertilite), pelvik ağrılar, cinsel fonksiyon bozuklukları, idrar kaçırma gibi sorunlar görülebilir. Bununla birlikte çocuk sahibi olmak isteyen hastalara uygulanan aşılama ve tüp bebek uygulamaları da kadın hastalıkları bölümünü ilgilendirir. Bir kadın hastalıkları uzmanı pek çok alanda teşhis ve tedavi yöntemlerini uygulamaktadır.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı




Meral hocamızla 7 ay önce tanıştık. lk doğumum ve ilk gebelik Bütün sorularıma bir seansında bile sıkılmadan bıkmadan cevap veren doktorumuza teşekkür ederiz 🙏🏻 herkese tavsiye ediyorum farkını ilk görüşmede bile anlayacaksınız.

Hamilelik gibi hassas bir süreçte insanın yanında böyle bir doktorun olması büyük bir şans. İlk hamileliğimde de şimdi de aynı ilgi, aynı sabır ve aynı nezaketle yanımda oldu. Sormama gerek kalmadan her şeyi anlatır, dinler, rahatlatır. ❤️

Doktorluğu,karakteri ve yaklaşımıyla rahatlatan, güven veren, iyi ki kendisine ulaşmışım dediğim Meral hocam.Gebelik ve doğum süreci hocamın desteğiyle çok güzel ve sorunsuz geçti. Güler yüzünüz ve neşenizle İyi ki varsınız

2. Kez gidiyorum ve yine çok memnun kaldım. Gönül rahatlığıyla gidilecek hekim, aklınızda hiç bir soru işareti kalmadan dönüyorsunuz. Asistanlar çok güler yüzlü, ilgili ve tertemiz ortam.

Son Güncelleme Tarihi: 28.01.2026